Turuncu Saçlı Kameralı Kız

Yönetmenler ve senaristler de tıpkı yazarlar gibi hikaye anlatıcılarıdır. Kameraları ve kalemleri ile insanları tasvir eder ve izler kitleye bir çerçeve çizerler. Televizyonda veya sinema perdesinde siz yalnızca bir kameranın çektiği filmi görmezsiniz. Yönetmenin gözlüğünü takarak olayları ve kişileri onun gözünden izlersiniz. Yani kısaca yönetmen sizi alır, rejisör sandalyesine oturtur, kendi gözlüğünü size takar ve “Al işte benim pencerem, seyret bakalım” der.

pro.jpg

Yağmur Kartal da bize kendi gözlüğünü takan o yönetmenlerden biri.  Yağmur, üniversite okuyup muhabirlik yaptığım zamanlarda karşıma çıkmış kıymetli insanlardan bir tanesi. Çektiği “Soluk” adlı bilim kurgu kısa film projesi sayesinde yurt dışında bir festivale katılmış ve başarısıyla dikkatimi çekerek haber öznem olmaya hak kazanmıştı. Bu sayede hayatıma da dahil olan Yağmur’la yakın arkadaş olduk ve İletişim Fakültesi öğrencileri olmamız nedeniyle birçok ortak paydamız olduğunu fark ettik. Sinemanın yapım, senaryo, çekim, animasyon ve yönetim olmak üzere her alanında çalışmaları olan Yağmur, stop motion olarak çektiği animasyon belgesel filmi Oyuncakçı: Saklı Yadigarlar projesinden bahsettiğinde onun kadar ben de heyecanlandım. Çünkü proje,  hikayesiyle sıcak ve bizden olduğu kadar çekim tekniğiyle de bir o kadar renkli ve etkileyiciydi.

20181107_141023.jpg

Limon Kolonyasına Dönüşen Çorap

Yağmur, ürettiği birçok proje sayesinde bizi fantastik bir dünyanın içine çekiyor. Kendinizi bazen bir kuklanın, bir satranç taşının, bir oyuncağın, bir canavarın ve hatta bir çorabın yerinde bulabiliyorsunuz! Evet, bir çorap. Hem de şekilden şekle girebilen, bayram ziyaretlerinize eşlik eden bir limon kolonyasına, Türk kahvesine ve lezzetli mi lezzetli bayram şekerine dönüşebilen bir çorap. Bazense elektrik tellerinden yapılan bir oyuncak figürü oluveriyor ve maceradan maceraya atılıyorsunuz. Yağmur, bunu ürettiği sevimli karakterle aracılığıyla yapıyor.

 

IMG_4537.JPG

Tam Bir Deli İşi

Bilmeyenler için stop motion tekniğini kısaca anlatayım. Stop motion, en basit anlamıyla fotoğraflardan oluşan video demek. Yani duran nesneleri (bunlar kukla, oyun hamuru ve stop motion puppetları olabilir) kameranın açılarını değiştirerek ve nesneleri hareket ettirip pozlamakla elde edilen bir video/film türü. Bazen 1 dakikalık bir stop motion çalışması için yüzlerce fotoğraf çekip kurgu yapmanız gerekebiliyor. Hele ki kolay hareket etmeyen nesneleri, hareket çizgisini bozmadan şekilden şekle getirmek kolay değil. Yağmur da kendi projesinde Sebahattin Parlar’ın elektrik tellerinden yaptığı ve hareket ettirmeye elverişli olmayan figürlerini kullanıyor. Yani tam bir sabır ve deli işi.

14141925_10154478635489320_8081824643678168854_n.jpg

İşte Yağmur, bırakın yüzlerce fotoğraf gerektiren 1 dakikalık bir stop motion çalışmasını, bu tekniği kullanarak koskoca bir sinema filmi çekiyor. Düzeltiyorum! Yalnızca bir sinema filmi değil, ‘animasyon, stop motion, belgesel sinema filmi.’  Bunun temelinde grafiği ve stop motion tekniğini kullanmasının ötesinde derin bir hayal gücü yatıyor. Aslında bir sanatçı veya zanaatkar olabilecekken 80’li yıllarda ev geçindirme kaygısı ile elektrik ustası olan Sebahattin Parlar’ın elektrik tellerinden oyuncak figürler yapmasının hikayesini anlatıyor Yağmur. Sebahattin Amca’ya ve onun hikayesine tanık edenlere mikrofon uzatırken bir yandan da onun yaptığı figürleri, stop motion ve grafik efektleriyle bir çizgi film haline getiriyor. Yani siz yaşlı Sebahattin Amca’nın günümüzdeki halinden röportaj çekimlerini izlerken onun tasarladığı minik Sebahattin ile onun çocuk haline bürünüp geçmişe ışınlanıyor ve dalgalı denizlerde uçsuz bucaksız bir maceraya atılıyorsunuz.

OYUNCU HAKAN ALTINER ÇEKİMDE.jpeg

Ünlü İsimler De Bu Projede

Yağmur yalnızca Sebahattin Amca’nın etrafındaki isimlere mikrofon uzatmakla kalmıyor, Oyuncak Müzesi sahibi Sunay Akın’ı ve Sebahattin Amca’nın anılarına geçmişte tanıklık eden ünlü oyuncu ve tiyatro sanatçısı Hakan Altıner’i de bu projeye dahil ediyor. Hakan Altıner’e ulaşabilmek için Yağmur, ben ve yönetmen arkadaşımız Cüneyt Karakuş kimlere kimlere sormadık ki. Hele ki Yağmur’un 1 seneden fazla Sunay Akın’ın peşinden koştuğunu ve sonunda ona ne zorluklarla ulaştığını ise ben biliyorum. Ama bizim inandığımız kadar onlar da Yağmur’un projesine inandılar ve birkaç kelam etmekten çekinmediler. Çünkü Sebahattin Amca gibi, ekmek parasını kazanmanın ötesine geçen bir ruhu, bir ihtirası ve bir çalışma azmi olan kişilerin hikayeleri bilinmeye değer.

SUNAY AKIN.jpeg

Birçok başarılı çalışamaya imza atan Yağmur Kartal’ın ustalık eseri olacak olan Oyuncakçı, Saklı Yadigarlar filmi,  yakın bir gelecekte seyircisiyle buluşacak. İnanıyorum ki Yağmur bu projeyle Türkiye ve dünya çapında birçok ünlü festivalden elleri kolları ödüllerle dönecek. Film vizyona girene kadar filmin oyuncakci_the.toy.maker adlı Instagram hesabındaki kısa film tanıtımlarına bakmanızı öneriyorum. Eminim sizin de kalbiniz ısınacak ve turuncu saçlı kameralı kızı siz de benim kadar seveceksiniz.

_MG_1749.jpg

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s